İYİ PARTİLİ ERGUN: EY İKTİDAR YAPMA!

İYİ PARTİLİ ERGUN: EY İKTİDAR YAPMA!

İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı, Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Fethiye Ölüdeniz'de jeotermal için

İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı, Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Fethiye Ölüdeniz'de jeotermal için sondaja izin verilmesine tepki göstererek, "Bu kadarı da olmaz, bu kadarına cüret edemezler dediğimiz ne varsa olmaya ve yapılmaya başlandı. Jeotermal talanı Fethiye’nin de birinci derece doğal sit alanlarına ve gözde turizm beldelerine sıçramış durumdadır. Ey İktidar yapma" dedi.

Prof. Dr. Ergun'un açıklamaları şöyle;

YAPMA: "Bu kadarı da olmaz, bu kadarına cüret edemezler dediğimiz ne varsa olmaya ve yapılmaya başlandı. Bütün dünya gibi, milletimiz de korona salgınına odaklanmış iken, 'bu hastalıktan nasıl korunuruz, evimize nasıl ekmek götürürüz, iflastan nasıl kurtuluruz, işimizi nasıl kaybetmeyiz?' endişesi içerisinde iken; bugünlerde Muğlalılar, kendi canlarını korumalarının yanında dünya için büyük bir nimet olan doğalarını korumanın derdi, endişesi ya da koruyamamanın ızdırabı ve üzüntüsü içerisindeler.  Çünkü Menderes Ovası’nı tahrip eden jeotermal talanı Fethiye’nin de birinci derece doğal sit alanlarına ve gözde turizm beldelerine sıçramış durumdadır. İşte bugün bunun için karşınızdayız ve aracılığınızla doğanın ve Fethiyelilerin çığlığını dünyaya duyurmak arzusundayız. Sonda söyleyeceğimi başta söylemek istiyorum; Ey İktidar yapma!

İNSANİ GÖREV: Bodrum, Ören, Milas, Datça, Dalyan, Gökova, Sarıgerme, Fethiye, Ölüdeniz, Göcek, Bozburun, Selimiye, İçmeler vb. nadide beldeleriyle adeta 'behişt-i cihan' olan Muğla’nın doğasını korumak hepimiz için milli ve insani bir görev olmalıdır. İşte bu güzel ilimizin doğasını tahrip edecek bir faaliyeti milletimize duyurmak için buradayım. Geçtiğimiz günlerde Muğla’da, Fethiye ilçemizin Kayaköy ve Ölüdeniz bölgelerinde, her biri on bin metrekarelik alanlardan oluşan 6 tane jeotermal sondaj kuyusu açılması için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından bir yatırımcıya izin ve ruhsat verildiği ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda 30 Mart itibariyle de, ilgili yatırımcının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunduğu Proje Tanıtım Dosyası’nın onaylanarak ÇED sürecinin başlatıldığını da öğrenmiş olduk.

Söz konusu jeotermal kaynak arama faaliyetinin gerçekleştirileceği iki bin yüz seksen iki hektar yüzölçümündeki alan içerisinde, her biri en az on dönüm yüzölçümlü sahayı kaplayan 6 adet sondaj kuyusu noktası belirlenmiştir.

Bu noktalardan:

-2 tanesi Ölüdeniz Lagünü’nde Arkeolojik Sit ve Kesin Korunacak Hassas Alanda

-1 tanesi Kayaköy Mahallesi Soğuksu Plajı Mevkiinde Kesin Korunacak Hassas Alanda

-1 tanesi Delikliburun-Gemiler Plajı’nda Arkeolojik Sit ve Kesin Korunacak Hassas Alanda

-2 tanesi Darboğaz Plajı kuzeyindeki Oyukbaşı Tepesi Mevkii’nde Doğal Sit Alanında bulunmaktadır.

DÜNYAYA AÇILAN PENCERE: Zikredilen bölgeler sıradan yerler ve araziler değildir; Türkiye’nin dünyaya açılan penceresidir. Coğrafyamızın da gözbebeğidir. Bu nedenle ne pahasına olursa olsun korunması gerekir. Zira paha biçilmez doğal güzelliklere sahip Fethiyemiz, yılda 1.5 milyon yerli ve yabancı turisti misafir etmektedir. Aynı zamanda bu bölge, çok zengin faunası ve florasıyla çok sayıda bitki ve canlı çeşitliliğine ev sahipliği yapmaktadır. Bu sebepledir ki Fethiye-Göcek Bölgesi,  05. 07. 1988 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu Kararı ile ‘Özel Çevre Koruma Bölgesi’ ilan edilmiştir. Bu şekilde Fethiye’nin sahip olduğu hassas ve nadir doğal varlıkların muhafazası bu güne kadar sağlanmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti kanunlarınca koruma altına alınmış olan bu bölge, aynı zamanda Türkiye’nin taraf olduğu;

• Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi),

• Akdeniz’in Deniz Ortamı ve Kıyı Bölgesinin Korunması Sözleşmesi (Barselona Sözleşmesi),

• Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi,

• Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi,

• Dünya, Kültür ve Tabiat Mirasının Korunması Hakkında Sözleşme (Dünya Mirası Sözleşmesi), gibi uluslararası sözleşmelerce de korunması gereken alanlardır.

Söz konusu uluslararası antlaşmalara uyulması gerekliliği, Anayasamızın 90. Maddesinde “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir” denilerek hüküm altına alınmıştır.

Bu bölgelerde jeotermal enerji gibi çevreye karşı son derece ciddi etkileri olan bir faaliyetin sondaj izninin verilmiş olması, hem kendi kanunlarımıza, hem de taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Dolayısıyla bu bölgelerin muhafaza edilmesi konusunda görev ve sorumluluk devletindir.

Biz İYİ Parti olarak, ne Ölüdeniz’in, ne de Kayaköy’ün talan edilmesine rıza göstermeyecek, ülkemizin bu cennet köşesini enerji baronlarının insafına terk etmeyeceğiz. Doların yeşili ile doğanın yeşili arasındaki tercihimiz doğanın yeşilinden yanadır. Muğla halkının da buna rıza göstermeyeceğini biliyoruz."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.