Gülizar Biçer Karaca: “Piyasa Gözetimi Bütçesiz Bırakıldı, Çocuk Oyuncaklarında Kanser Riski Saçan Maddeler Var!”

Gülizar Biçer Karaca: “Piyasa Gözetimi Bütçesiz Bırakıldı, Çocuk Oyuncaklarında Kanser Riski Saçan Maddeler Var!”

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca:

- “Piyasa gözetimi bütçesi 1,3 milyon lirada kalırken temsil ve tanıtmaya başlangıç ödeneğinin 4,8 katı harcanmıştır!”

- “UNICEF araştırmasına göre satılan oyuncakların %29’unda kurşun, İstanbul’daki 63 ürünün 9’unda arsenik var; güvensiz ürüne sıfır tolerans ilkeniz nerede?”

- “Denizli’de esnaflar elektrik maliyeti yüzünden dükkânlarının ışıklarını yakamıyor; 62 bin nüfuslu Çivril’de toptancı esnaf günde sadece 2 bin TL satış yapabiliyor.”

- “Rekabet Kurulu hukuka aykırı kararları nedeniyle bütçeden 339,6 milyon lira tazminat ödedi; kurumda iç denetim ve ön mali kontrol dahi yok!”

- “Hâller devasa kiralara teslim oldu, zincir marketler mahalle aralarına kadar girerek küçük esnafı bitirdi, ayçiçeği üreticisi yine ithalat gümrük vergisi kararıyla vuruldu.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleştirilen Ticaret Bakanlığı’nın 2027 Yılı Bütçesi görüşmelerinde söz aldı. Bakanlık yönetim kademelerindeki kadın temsilinin yetersizliğini vurgulayarak konuşmasına başlayan Biçer Karaca; temsil ve tanıtma giderlerindeki fahiş artışları, piyasa gözetim bütçesinin yetersizliğini, çocuk oyuncaklarındaki toksik kimyasal tehlikesini, Denizli esnafının elektrik ve borç krizini, Rekabet Kurulu’ndaki tazminat skandallarını ve zincir marketlerin esnaf üzerindeki baskısını Komisyon gündemine taşıdı.

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Ticaret Bakanlığı'nın 2027 Yılı bütçe görüşmelerinde konuştu.

Türkiye’de toplanan ürünlerde ağır metallerin çıktığına dikkat çeken Karaca, "Çocukların sağlığını etkileyen güvensiz üründe sıfır tolerans ilkeniz ne derece gerçektir? Denizli'de toptan gıda satan esnafların ise satışları çok düşük. Bu esnaflar BAĞKUR prim borcunu nasıl ödeyecek? Yağlık ayçiçek üreticilerinin ise ürünleri gümrük vergisi nedeniyle ellerinde kalıyor. Sayın bakan hal yasası konusunda çalışmanız var mıdır? Çünkü devasa kira bedelleri isteniyor. Neden yıllardır iç denetçi temin edemiyorsunuz? Zincir marketler neredeyse mahallelere kadar yayıldı. Küçük esnafı korumak için bir çalışmanız var mı?" diye sordu.

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın Komisyonda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Sayın Başkan, Değerli Bakan, Komisyonumuzun saygıdeğer üyeleri ve değerli bürokratlar; ben de hepinizi saygıyla selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.

Sayın Bakan geldiğinde bürokratlar kendini tanıtırken bir temennimi iletmiştim, bunu burada tekrarlamak istiyorum: Sayın Bakan, diliyorum ve temenni ediyorum ve talep ediyorum, bir sonraki bütçe görüşmelerine geldiğinizde Bakan Yardımcısı ve üst düzey bürokrat, yönetici kadrosunda daha çok kadının varlığını görmektir dileğimiz.

“TEMSİL VE TANITMAYA 4,8 KAT HARCAMA YAPILIRKEN PİYASA GÖZETİMİ BÜTÇESİZ BIRAKILDI”

Sayın Bakan, bütçe artışlarınıza falan birçok arkadaşımız değindi. Ben de geçmiş dönem bütçe gerçekleşmelerindeki birkaç unsur üzerinden sözlerime başlıyorum:

2025 yılı bütçenizde temsil ve tanıtmanın başlangıç ödeneği 20 milyon liraymış, harcama 95 milyon lirayı aşmış. Başlangıcın 4,8 katında temsil ve tanıtmaya bir harcama yapmışsınız. 2026'nın başlangıç ödeneği 20,5 milyon liraymış ve ilk altı ayda bu 24 milyon lirayı aşmış, daha yıl sonu gelmedi.

Peki aynı altı ayda piyasa gözetimi için ne kadar harcamışsınız? Aslında bütçeniz 38 milyon lira, sadece 1,3 milyon lira harcamışsınız. Piyasa gözetimi nedir? Piyasa gözetimi; Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğünüz var, bunun faaliyet alanlarında görev yapan bir birim. Ve burada diyor ki: "Tüketicinin sağlık, güvenlik ve ekonomik çıkarlarının korunması, güvence altına alınması, piyasaya arz edilen mal ve hizmetlerin kalitesinin uygunluğunu denetlemek."

“OYUNCAKLARIN YÜZDE 29’UNDA KURŞUN VAR, ‘GÜVENSİZ ÜRÜNE SIFIR TOLERANS’ İLKENİZ NEREDE?”

Bugün sunumunuzda da ithal ürünlerde de iç piyasa ürünlerinde de "Güvensiz ürüne sıfır tolerans ilkesiyle hareket ediyoruz" demiştiniz. Ben de size UNICEF'in bir araştırmasından söz etmek isterim:

UNICEF tarafından Ankara, İstanbul, Eskişehir ve Bursa'da bir araştırma yapılmış çocukların oynadığı oyuncaklar üzerine. Ankara, Bursa, Eskişehir'de perakende satış yapan, oyuncak satan yerlerden numuneler toplanmış ve yüzde 29'unda referans düzeyinin üstünde kurşuna rastlanmış. Yani referans düzeyinin altında olması güvenli olduğu anlamına gelmiyor.

İstanbul'da 10 farklı markadan 63 ürün toplanmış ve bunun yüzde 51'i Türkiye menşeli, yüzde 12'si de Çin menşeli ürünlerden oluşuyor. Buradaki rakamlar inanın çok korkunç düzeyde; neredeyse her on üründen 9'unda toksik elementlere rastlanmış Sayın Bakan! 9 üründe arsenik, 2 üründe cıva, 2 üründe kadmiyum gibi özellikle sürekli maruz kalınması durumunda çocuklardaki kanser etkisinin, riskinin yüksek olduğu —az bile olsa— özellikle kurşun başta olmak üzere toksik kimyasallara kısmen bile temas hâlinde çocuklarda beyin gelişimi üzerinde olumsuz etki, düşük düzeyde bile olsa öğrenme, dikkat ve davranış bozukluğuna sebebiyet veriyor. Şimdi ben, Sayın Bakan, soruyorum: O zaman güvensiz üründe sıfır tolerans ilkeniz ne kadar gerçekçidir?

“DENİZLİ ESNAFI FATURASINI ÖDEYEMİYOR, DÜKKÂNLARININ IŞIKLARINI YAKMAYA KORKUYOR”

Evet, esnaf konusunda da ben de Sayın Bakırlıoğlu gibi esnaflarımızla, Denizli'de, seçim bölgem Denizli'deki esnaf odalarıyla yaklaşık dört, beş gündür bir görüşme gerçekleştiriyorum. Sayın Bakan, bana iletilen sorunlar şu an için 14 sayfa, küçük puntoyla yazdırmama rağmen 14 sayfa. İletilenleri şöyle bir başlıklar hâlinde topladım:

Banka kredisi limitlerinin yetersiz olması,

Yüksek faiz oranları ve kredi kartı POS komisyonlarının yüksek olması,

Artan işletme kiraları,

Elektrik, su, doğal gaz ve akaryakıt gibi sabit maliyetlerin yüksekliği.

Burada hafta sonu bir cadde üzerindeki, Denizli'deki bir cadde üzerindeki esnaf ziyaretimden de bir kesit sizinle paylaşmak isterim: Esnafların birçoğu dışarıda, kapılarda dikeliyorlar. Normalde esnafların ışıkları yanar içerisinin görselliğinin artması için. Sordum: "Neden burada bekliyorsunuz, neden karanlık?" Dediler ki: "Elektrik maliyetinin altından kalkamıyoruz."

Bugün yine Denizli'de nüfusu 62 binin üzerinde Çivril ilçemiz var. Bu ilçemizdeki esnaflarla, esnaf odalarıyla bir görüşme yapıyordum. Orada toptan gıda satışı yapan bir toptancı esnaf telefonu aldı, "Sayın Vekilim, 62 binin üzerinde nüfusu olan bu ilçede bugün sadece 2 bin liralık satış yapabildim" dedi. Mini market sahibi bir vatandaş hemen yanında, o aldı; "Bir haftadan beri sadece 3.800 liralık satış yapabildim" dedi. Now, Sayın Bakan soruyorum: Bu esnaflarımız BAĞ-KUR prim borçlarını nasıl ödeyecek?

Yine Denizli'deki esnafların yüzde 77'sinin yüklü miktarda BAĞ-KUR prim borçları var ve BAĞ-KUR prim borçlarına ilişkin de bir faizsiz erteleme taleplerini size iletmem kendilerinden talep edildi. Esnaflarımızın BAĞ-KUR ve SSK adaletsizliği ile prim borçlarının faizsiz yapılandırılması, banka ve vergi borçlarında faizsiz erteleme talepleri mevcuttur.

“KURAKLIK BAHANESİYLE EKTİRİLEN AYÇİÇEĞİ ÜRETİCİNİN ELİNDE KALDI, İTHALAT VERGİSİ HASAT ZAMANI DÜŞÜRÜLDÜ”

Sayın Bakan, yine geçtiğimiz yıl yağlık ayçiçeği kuraklık sebebiyle üretimi teşvik edilmiş; çünkü az su ihtiyacı olduğundan dolayı, kuraklık gerekçe gösterilerek ve vatandaşlar bu teşvikle ciddi miktarda da yağlık ayçiçeği üretimini yapmışlar.

Daha önce yüzde 20 olan, yani hasat döneminde yüzde 20 olan ithalat gümrük vergisi geçmiş dönemlerde 30 Kasım'dan geçerli olmak üzere düşürülüyormuş, yüzde 12'ye düşürülüyormuş; ama bu yıl her ne hikmetse tam da hasat zamanı, Ağustos ayında bir açıklama yapılıyor ve 1 Ekim 2026'dan geçerli olmak üzere yüzde 12'ye çekiliyor ithalat gümrük vergisi. Ve bu üreticiler, teşvik edilerek "Kuraklık sebebiyle bunu ekin" denilen yağlık ayçiçekleri de maalesef üreticinin elinde kalmış durumda! Yani güveniyor, ekiyor, ektiğinin karşılığını da maalesef alamıyorlar. Bunu da iletmek isterim.

“KOOP-DES’TE KARAR VAR PROJE SAYISI SIFIR, HÂL KİRALARLARI ESNAFI EZMEKTEDİR”

Yine kooperatifçilik başlığı altında uzun uzun rekorlardan bahsettiniz Sayın Bakan. Bir de şunu dediniz: "KOOP-DES Programı'ndan faydalanma kıstaslarından biri olan aynı projeye beş yıl içerisinde teşvik verilmesini Sayın Cumhurbaşkanımız dört yıla indirdi." Sayın Bakan, KOOP-DES'te 64 milyon liralık destek kararınız var, proje sayısı sıfır! Bunu beş yıl değil dört yıla indirirseniz ne anlam taşıyacak, işin açıkçası ben de onu anlamakta zorlanıyorum.

Yine Sayın Bakan, bir de "Hâl Yasası" konusunda bir çalışmanız var mıdır? Bu konuda çok ciddi talepler var; çünkü hâllerde inanılmaz yüksek miktarda, metrekare başına devasa miktarlarda kira bedelleri talep ediliyor ya da devir bedelleri. Bu konuda bir çalışmanız var mı? Bunu da öğrenmek isterim.

“TRENDYOL VE GETİRYEMEK TEKELLEŞMESİ İLE ZİNCİR MARKET İŞGALLERİNE KARŞI NE YAPIYORSUNUZ?”

Yine Sayın Bakan, farklı sektörlerde rekabet konusunda —ki Rekabet Kurulu da burada— ciddi sorunlar baş gösteriyor. Trendyol'un Uber'e devri, GetirYemek'in buraya devri ciddi bir tekelleşme sorunuyla karşı karşıya bırakıyor. Bu konuda bir çalışmanız ya da bunu engelleyecek Rekabet Kurulu ya da Bakanlık olarak bir çalışmanız olacak mı? Çünkü tekelleşme demek gerçekten her alanda, emekçiden üreticiye, tüketiciye ciddi bir problemle karşı karşıya kalmak demektir.

Yine zincir marketlerin küçük esnaf üzerindeki zararları ve rekabet gücünü zayıflatan etkileri var ve birçok arkadaşımız da bunu dile getirdi. Bu zincir marketler neredeyse mahalle bakkalları, mahallelere kadar yayıldı. Küçük esnafın korunması için bu rekabet ortamı ya da rekabet edememenin önüne geçecek bir çalışmanız var mıdır, bunu da öğrenmek isterim. Yaklaşık 2 milyon 300 bin civarında esnaf var. Gerçekten Bakanlığınızın esnaf, ticaret, tacir, tüccar, ihracatçı, ithalatçı çok geniş bir perspektifte ülke ekonomisine katkı veren bir yapısı var.

“REKABET KURULU BÜTÇESİNDEN HUKUKA AYKIRI KARARLAR YÜZÜNDEN 339,6 MİLYON LİRA TAZMİNAT ÇIKTI!”

Yine Rekabet Kurulu'nun Sayıştay tespitlerinden bahsederek buna ilişkin de açıklama bekleyeceğim sizlerden:

Kurumun 2025 yılı mal ve hizmet alım gideri 472 milyon 142 bin 954 lira. "Bunun 339,6 milyon lirası daha önce hukuka aykırı verilen kararlar sebebiyle iade tazminatlarından oluşmaktadır" diyor. Şimdi ben size soruyorum: Hukuka aykırı bulunan bu kararlar nedeniyle kurum bütçesinden tek kalemde çıkan 339,6 milyon liralık devasa tazminat ödemesinin gerekçesi nedir? Bu konuda bunun önüne geçecek bir mekanizmanız ya da bu kurum zararının geri tahsili için bir mekanizmanız var mıdır? Bunu da öğrenmek isterim.

Yine kendi iç yönetmeliğinizde yer almasına rağmen neden yıllardır iç denetçi dahi istihdam edemiyorsunuz? Yıllık bütçesi 1,6 milyar harcama yapan bir üst kurulun iç denetim ve ön mali kontrolünün bulunmaması hesap verilebilirlik ilkesiyle bağdaşmadığını düşünüyorum. Buna ilişkin de sizin vereceğiniz cevabı bekliyorum. Sayın Bakan, tabii ki bunları tek tek ifade ediyoruz ama Sayıştay raporlarında küçücük sayfalarda belirtiliyor. Biz biraz daha işin içine girdiğimizde çok farklı bir durumla karşı karşıya kalıyoruz.

Son olarak; bu fon mağduriyeti sebebiyle buralarda oluşacak olan zararların öngörülmesi ve zincirleme zararların engellenebilmesi için Bakanlığınız bütçesinde bir tedbir yok, bu konuda bir çalışmanız var mı?


Kaynak:İSTANBUL SES

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici ifadeler veya imalar ile inançlara yönelik saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.