’’doğru Bir Tekniklerle Yapılan Yüz Germe Ameliyatları, Hastayı 10-15 Yıl Önceki Yüzüne Kavuşturabilir’’

’’doğru Bir Tekniklerle Yapılan Yüz Germe Ameliyatları, Hastayı 10-15 Yıl Önceki Yüzüne Kavuşturabilir’’

Op. Dr. Ali Rıza Öreroğlu, "Doğru bir tekniklerle yapılan yüz germe ameliyatlarında hedeflenen hastayı 10-15 yıl önceki yüzüne kavuşturabilmektir. Yüz...

Op. Dr. Ali Rıza Öreroğlu, "Doğru bir tekniklerle yapılan yüz germe ameliyatlarında hedeflenen hastayı 10-15 yıl önceki yüzüne kavuşturabilmektir. Yüz yapısının değiştiği, doğal olmayan yüz germe ameliyatları başarılı ameliyatlar olarak yorumlanamaz" dedi.

Hem ameliyatlı hem de ameliyatsız estetik uygulamalar ülkemizde de dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde oldukça popüler bir hal almışlardır. Gerek plastik cerrahinin ve ameliyatsız estetik işlemlerin gelişmesi ve hem cerrah hem de uygulayıcı sayısının artması ve buna eşlik eden internet ve beraberinde sosyal medyanın oldukça yaygınlaşması ve erişilebilir hale gelmesi ile insanlar estetik uygulamalar hakkında kolayca, zengin bir içeriğe ulaşabilmekte, bunlardan haberdar olabilmekte ve bunlara ilgi gösterip yaptırmaya yönelebilmektedirler. Yüz estetiği konusunda ABD'de ihtisas yapmış olan Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Rıza Öreroğlu, konu hakkında açıklamalarda bulundu.

'Her hastanın bireysel bir yapısı, ihtiyaçları ve istekleri vardır'

Yüz estetiğini değinen Dr. Ali Rıza Öreroğlu, "Günümüzde artık birçok kişi görünümüne daha fazla özen göstererek, gerek kozmetik ürünlerle, gerek ameliyatlı ve ameliyatsız estetik uygulamalarla görünümlerini daha iyileştirmeye yöneldiğini ve yaşlanmaya karşı direnç gösterdiğini görüyoruz. Yüz estetiği, estetik uygulamaları alanları arasında en önemli, en hassas ve en çok gözle görülebilen sonuçlara sahip uygulama alanlarının başında yer alıyor. Yüz estetiği oldukça bireyseldir. Aynı uygulamanın bile iki farklı hasta üzerinde farklı şekilde gerçekleştirilmesi gerekebiliyor. Hastanın anatomik yapısı ile beraber, yaşamı boyunca maruz kaldıkları, geçirdiği süreçlerden almış olduğu etkiler, istekleri, sağlık durumu gibi farklı etkenler bu bireyselliği oluşturur. Bu nedenle özellike yüz estetiği ile ilgili cerrahi işlemlerin her hasta için detaylı bir şekilde, özel olarak planlanması gerekir. Yüz germe genel olarak cilt sarkıklığının artık bariz geliştiği, orta yüzü sarkmış erkek ve bayanlara uygulanır. Çoğu hasta kendileri ayna karşısında yüzlerini gererek "daha genç bir görünüm" beklentisi ile gelirler. Yüz germe operasyonu genel olarak 50 yaş ve üzeri yapılmaktadır. Tabii ki bu bir kural değil. Bazen çok daha genç bir yaşta orta yüzü sarkmış bir bayana orta yüz germe ameliyatı ile çok daha güzel ve sağlıklı bir görünüme kavuşturmak mümkün. Ameliyatsız olan işlemlerin uygulanışı dahi bu bahsedilen nedenlerden dolayı bu bireysellikten pay alabiliyor" dedi.

Yüz estetiği neleri içerir?

Yüz estetiğinin neleri içerdiği konusunda bilgi veren Dr. Öreroğlu, "Yüz estetiğine dair işlemleri ameliyatlı ve ameliyatsız olarak iki şekilde ele alabiliriz. Botoks, dolgu, PRP, mezoterapi, peeling, mikroiğneli radyofrekans uygulamaları, cilt bakımları gibi ameliyatsız uygulamalar günümüzde popülerliğe sahip, sıkça tercih edilen uygulamalardır. Cerrahi olarak ise, yüz ve boyun germe, yüze yağ enjeksiyonu, göz kapağı estetiği, kaş kaldırma, alın/şakak germe gibi operasyonlar, hem yüz şekillendirme hem de yüz gençleştirme konularında etkili ve tercih edilen işlemlerdir. Daha verimli sonuçların alınması adına, ameliyatlı ve ameliyatsız işlemler, aralarında sinerji oluşturularak, eş ya da yakın zamanlı şekilde gerçekleştirilebilirler" şeklinde konuştu.

Yüz ve boyun germe ameliyatlarının hedefleri nelerdir?

Dr. Öreroğlu, yüz ve boyun germe ameliyatlarının hedefleri hakkında şu açıklamalarda bunlundu:

'Zaman içinde, insanlar yaşlandıkça, yüzlerindeki deri gevşeyerek yer yer sarkmalar geliştirebiliyor. Çene hattı çizgisi yumuşayarak "gıdı'lara dönüşebiliyor. Ön çene altında gevşemiş deri ve yağ dokusu fazlası dikey olarak katmanlar oluşturabiliyor. Yüz altındaki derin dokular (yağ, kas gibi) gevşeyerek deriyle beraber derin sarkmalar oluşmasına sebebiyet verebiliyor. Yüzdeki çeşitli bölgelerde kırışıklıklar oluşabiliyor. Tüm bunlara zamanla beraber kişisel yaşam tarzı, yoğun kilo alımları ve verimleri, yerçekimi etkisi, güneşe maruz kalma gibi durumlar da katkı sağlıyor. Yüz ve boyun germe ameliyatlarının temel hedefleri, yüzde ve boyunda oluşan bu oluşumları düzeltmek, görsel olarak iyileştirmektir.

Çene çizgisi üzerindeki sarkmış, gevşek derinin sıkılaştırılması, ağız, burun çevresindeki derin çizgilerini giderilmesi, yanaklardaki sarkık ve fazla derinin, çene ve boyundaki sarkık, fazla derinin ve yağ dokusunun alınması, orta yüzdeki sarkmış derin yüz dokularının sıkılaştırılarak daha üst pozisyona alınması yüz ve boyun germe ameliyatlarının hedefleri arasındadır. Ayrıca, yüz hatlarının belirginleşmesi, yüzün genel olarak daha genç bir görünüm kazanarak yenilenmesi, yüz ve boyun germe ameliyatlarının hedeflediği sonuçlardır.

Yüz ve boyun germe ameliyatları alın bölgesini, kaşları, göz çevresi ve göz kapaklarını hedef almaz. Fakat yüz ve boyun operasyonları ile birlikte mutlaka kaşlar, göz kapakları, yanaklar ve dudakları değerlendirmek gerekir. Doğal ve etkili bir yüz gençleştirme operasyonu için yüz ve boyunun yanı sıra göz kapaklarında oluşan sarkmalarının ve torbalamalarının giderilmesi, kaş ve göz çevresindeki kırışıklıklarının giderilmesi, boyun bölgesindeki sarkıklıkların giderilmesi, yüzümüzün yaşla oluşan çöküklükler ve yanaklardaki sarkmalar ve boşlukların giderilmesi gerekmektedir.

Yüz germe ameliyatları ile ilgili hastaların en büyük korkusu doğal olmayan görüntüler ve iyileşme sürecinin uzunluğudur. Yüz germe ameliyatlarında amaç kişiye daha genç bir görünüm sağlamaktır. Doğru bir tekniklerle yapılan yüz germe ameliyatlarında hedeflenen hastayı 10-15 yıl önceki yüzüne kavuşturabilmektir. Yüz yapısının değiştiği, doğal olmayan yüz germe ameliyatları başarılı ameliyatlar olarak yorumlanamaz.

Yüz germe sonrası hasta 1 gün hastaneden kontrol altında tutuluyor. Taburculuk sonrası ilk 1 hafta içerisinde dikişlerin alınması ve kontrol için bir muayene ayarlanır ve hasta rahat bir şekilde hayatına dönebilir. Yüzdeki ödemlerin geçmesi ve ameliyatın oturması ilk 1 ay içerisinde neredeyse tamamen bitmiş olacak'.

Kaynak: IHA

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.